Haberler

Uzatmaya gerek yok

Hiç uzatmaya gerek yok, herşey tüm gerçekliği ile bir kez daha karşımızda . Hekim Birliği’nin çoğunlukta olduğu Antalya Tabip Odası Yönetim Kurulu

her zaman olduğu gibi bir kez daha hekimlere, meslek örgütüne, meslek onuruna, mesleki bağımsızlığına sahip çıkmadığını ve çıkmayacağını gösterdi.

Ancak, aralarında Antalya Tabip Odası Yönetim Kurulu üyelerinin de bulunduğu Antalya’dan çok sayıda hekim Ankara’ya gidererek meslek örgütlerine, meslek onurlarına , mesleki bağımsızlıklarına sahip çıkan Antalya'daki hekimleri temsil ettiler.

Haberin tamamı ve fotoğraflar için http://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=aea286e4-09af-11e8-8aa4-0cab391de218  linkini tıklayınız

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınması ve halen 8 Merkez Konseyi üyesinin gözaltında tutulması Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen hekimlerce protesto edildi.

4 Şubat 2018 Pazar günü TTB Merkez Konseyi binasında biraraya gelen tabip odaları başkan ve üyeleri hekimler, ortak bir basın açıklaması düzenleyerek, gözaltında bulunan TTB Merkez Konseyi üyelerinin serbest bırakılmasını istediler.

Tabip Odası Başkanları adına Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan tarafından okunan açıklamada, Türk Tabipleri Birliği’nin kurumsal kimliğini temsil eden Merkez Konseyi yöneticilerinin gözaltına alınması ve binasında yapılan aramanın TTB’ye yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı.

TTB’nin kuruluşundan bu yana ilk kez böyle bir durumla karşılaşıldığına dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:

“Birçok uygulama, görüş ve düşüncede farklılıkları olabilen tabip odaları olarak hiçbir gerekçeyle Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik hukuk dışı uygulamaları, hürmetsiz tutum ve davranışları asla kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi en üst seviyeden bütün muhataplarımıza ilan ederiz.

Bizlerin, hekimlerin bugünkü gibi biraradalığı; kurumsal kimliğimizin güvencesi, TTB zemininin harcıdır ve tarafımızdan korunacaktır.

Türk Tabipleri Birliği, hekimlerin tek çatı örgütü olarak vardır. Adil ve hukuka uygun seçimlerle gelen yönetimler değişse de bu çatı varlığını sürdürecek ve bu tür hukuk dışı uygulamalara karşı ortak duruşumuzla savunulacaktır.

Türk Tabipleri Birliği’nin gözaltına alınan 11 Merkez konseyi yöneticimizden 3’ü, 2 Şubat 2018 günü serbest bırakılmıştır. Bu gelişme bizi sevindirmekle birlikte halen 8 yöneticimiz gözaltındadır.

Hep birlikte bir kez daha, tek yürek ve ortak akıl olarak söylüyoruz: Yöneticilerimizi, düşüncelerimizi ifade etme hakkımızı derhal serbest bırakın! Bu talebimizin ivedilikle karşılanması herkes tarafından olumlu karşılanacak, olması gereken bir adımdır.”

Açıklamanın ardından, Dr. Feride Aksu Tanık tarafından okunan Hekimlik Andı basın açıklamasına katılan tüm hekimlerce yüksek sesle tekrar edilerek, hekimliğin evrensel değerleri tüm kesimlere bir kez daha hatırlatıldı.

BASIN AÇIKLAMASI

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ ÜYELERİ SERBEST BIRAKILSIN!

Bugün çok olağandışı bir gerekçeyle, olağandışı bir şekilde, olağandışı bir çağrıyla, önceki dönem Merkez Konseyi başkanlarımızın davetiyle burada, bir hafta önce kapısı zorlanarak girilen TTB Merkez Konseyi çatısı altında buluştuk.

Gerekçe olağandışı; çünkü TTB’nin kuruluşundan bu yana ilk kez karşılaştığımız bir durum. Ne 1950’ler, 1960’lar, 12 Mart’ta başımıza geldiğini okuduk, duyduk; ne 1980’lerin en karanlık, en akıl dışı, en baskıcı, en demokrasi dışı, en hukuksuz, en vicdansız, insan haklarına aykırı uygulamaların yapıldığı en korkunç günlerinde; ne 28 Şubat sürecinde, ne de daha sonraki yıllarda karşılaştık.

Kuşkusuz Türkiye tarihinin hiçbir dönemi, insan haklarına saygılı, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi parti, meslek örgütü, sendika, derneklere saygıyı içeren, kişi hak ve hürriyetlerini gözeten “hukuk devleti” denilen tanıma uygun geçmedi, ama böylesi de görülmedi.

Bugün bizleri olağandışı olarak burada buluşturan; TTB’nin kurumsal kimliğini temsil eden Merkez Konseyi yöneticilerimizin 30 Ocak 2018 günü sabahın 6’sından başlayarak Ankara, İstanbul, Diyarbakır, Van, Eskişehir, İzmir ve Adana’da göz altına alınmasıdır. Eş zamanlı olarak Merkez Konseyi binasında başlatılan arama faaliyetidir.

Uzatmaya gerek yok: Türk Tabipleri Birliği’nin kurumsal kimliğini temsil eden Merkez Konseyi yöneticilerinin gözaltına alınması ve binasında yapılan arama TTB’ye yönelik bir saldırıdır. Oysaki yöneticilerimize yönelik bir soruşturma açıldığının duyulması üzerine TTB avukatları Başsavcılık ile görüşmüş, Merkez Konseyi adına randevu istemiş ve gerektiğinde bilgilendirme için gelebileceklerini, istedikleri bilgi ve belgeleri vermeye hazır olduğumuzu bildirmişlerdir.

Birçok uygulama, görüş ve düşüncede farklılıkları olabilen tabip odaları olarak hiçbir gerekçeyle Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik hukuk dışı uygulamaları, hürmetsiz tutum ve davranışları asla kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi en üst seviyeden bütün muhataplarımıza ilan ederiz.

Bizlerin, hekimlerin bugünkü gibi biraradalığı; kurumsal kimliğimizin güvencesi, TTB zemininin harcıdır ve tarafımızdan korunacaktır.

Türk Tabipleri Birliği, hekimlerin tek çatı örgütü olarak vardır. Adil ve hukuka uygun seçimlerle gelen yönetimler değişse de bu çatı varlığını sürdürecek ve bu tür hukuk dışı uygulamalara karşı ortak duruşumuzla savunulacaktır.

Türk Tabipleri Birliği’nin gözaltına alınan 11 Merkez konseyi yöneticimizden 3’ü, 2 Şubat 2018 günü serbest bırakılmıştır. Bu gelişme bizi sevindirmekle birlikte halen 8 yöneticimiz gözaltındadır.

Hep birlikte bir kez daha, tek yürek ve ortak akıl olarak söylüyoruz: Yöneticilerimizi, düşüncelerimizi ifade etme hakkımızı derhal serbest bırakın! Bu talebimizin ivedilikle karşılanması herkes tarafından olumlu karşılanacak, olması gereken bir adımdır.

Yöneticilerimizi derhal serbest bırakın.

Türk Tabipleri Birliği