Bildirilerimiz

MUAYENEHANE HEKİMLİĞİ-2004

DEGERLİ MESLEKTAŞIMIZ,

Muayenehane hekimliği can çekişiyor. Yalnızca muayenehanede çalışarak geçinmek neredeyse olanaksız duruma geldi. Türkiye genelinde, 1992 yılında, uzman hekimlerin %26'sl kamu bağlantısı olmaksızın yalnızca kendi muayenehanelerinde çalışıyordu. Bu oran 1998 yılında %17'ye indi.

Antalya'da 2002 yılı başında bütün hekimleri temsil eden bir araştırma gerçekleştirmiştik. Bu araştırmaya göre;

Yalnızca Antalya'da özel hekimlik yapan hekimlerin %51'i emekliydi. Yani özel hekimlik, yarı yarıya, emekliliğe destek bir ek iş konumundaydı. Bu meslektaşlarımızın %30'unun eşlerinin herhangi bir gelir getirici işi yoktu. Aylık kişisel gelirleri 1000 dolar kadardı. % 72'sinin geliri son iki yıl içinde azalmıştı. %80'i son bir yıl içinde maddi birikim yapamamıştı. Antalya'daki genel hekim nüfusu içinde mesleki doyum düzeyi en düşük olanlar, pratisyenlerden sonra, bu meslektaşlarımızdı. %27'si yaptıkları işten kesinlikle memnun olmadıklarını belirtiyordu. Özel hekimlerin %70'i, yeterli ücret verildiği takdirde,  muayenehanelerini kapatıp, tam gün kamuda çalışmayı tercih edeceğini belirtiyor. Bunun için istenen ücret ise 2000 dolar. Yalnızca özel çalışan meslektaşlarımız Tabip Odamızın en önemli işinin sağlık politikaları (%60'ı) ve ücretler-özlük haklarıyla (%40'1) ilgilenmek olduğunu düşünüyordu.

Özel hekimlik ölüyor. Bir zamanlar yalnızca muayenehane işletmek bir aileyi geçindiriyordu. Yetmeyince yarı süreli statüye geçişler hızlandı. Şimdi bu bile yetersiz kalıyor. Kamu hastanelerinde yarı süreli çalışan uzman meslektaşlarımızın %90'ı "yeterli ücret verilsin, muayenehaneleri kapatalım" diyorlar. Muayenehane kirası, sekreter ücreti, vergiler muayenehaneleri zaten zorluyordu.

Geçen sene devlet memurlarının özel hastane ve polikliniklere sevkine izin veren yasal düzenlemeyle durum daha da vahimleşti. Şimdi sosyal güvenlik kurumları, özel hastanelerle, Tabip Odamızın belirlediği asgari ücretin altında fiyatla anlaşma yapıyor. Bu durum hastaları büyük özel sağlık kurumlarına çekiyor. Devlet açık biçimde kamusal kaynaklarla ve tamamen haksız bir rekabet yoluyla sağlıktaki tekelleşmeyi hızlandırıyor. Haksız rekabet ortam i etik sorunlara neden oluyor.

Yapılması gerekenler; her yerde Tabip Odalarının belirleyeceği bilimsel­ gerçekçi- asgari fiyatların uygulanması, sağlıktaki katma değer vergisinin kaldırılması, bütün hekimlere parasız sürekli eğitim olanağının devletçe verilmesi, etik sorunların sıkı biçimde denetlenmesi ve bu konularda Tabip Odalarının yetkilerinin artırılmasıdır. Biz, sağlık ortamında devletin de desteklediği haksız rekabet sürdükçe özel hekimlikteki kan kaybının artarak devam edeceğini düşünüyoruz.

Bu nedenle bütün hekimlere hak ettikleri ücretin kamu tarafından verilmesi ve ücret düzenlemelerinin emeklilikte de devam edecek biçimde gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. Hekimler emeklilerinde geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak zorunda kalmamalılar. Bütün bunlar için meslek örgütümüz çevresinde daha sağlam biçimde örgütlenmeliyiz. Birlikte mücadele etmeliyiz.

ETKİN DEMOKRATİK

ANTALYA TABİP ODASI ve TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ için

 

DEMORATİK KATILIM GRUBU