Bildirilerimiz

Hekimlere Yönelik Şiddet-2008

Sağlık alanında yaşanan olumsuzlukların faturası ne yazık ki biz hekimlere çıkarılmaktadır. Hekimlere yönelik şiddet sağlık hizmetinin sunulduğu tüm ortamlarda her gün değişik şekillerde yaşanmaktadır.  Bu kimi zaman idareye şikayet, kimi zaman medyada linç girişimi, kimi zaman sözlü saldırı, kimi zamanda hayatımıza kast eden fiili saldırı şeklinde olmaktadır.  Hekimlere yönelik her türlü saldırılar sürerken hekimlere sahip çıkmayan, seçimden seçime hatırlayan bir anlayış ile Tabip Odası yönetmenin mümkün olmadığı görülmüştür.

HEKİMLERE YÖNELİK HER TÜRLÜ SALDIRI ve ŞİDDET ARTMAKTADIR

Sağlık alanında yaşanan olumsuzlukların faturası ne yazık ki biz hekimlere çıkarılmaktadır. Hekimlere yönelik şiddet sağlık hizmetinin sunulduğu tüm ortamlarda her gün ve her biçimde yaşanmaktadır.  Bu kimi zaman idareye şikâyet, kimi zaman medyada linç girişimi, kimi zaman sözlü saldırı, kimi zamanda hayatımıza kast eden fiili saldırı şeklinde olmaktadır.

Bu durumdan birinci derece sorumlu olanlar, sağlık hizmetinin bu ülkede ne zor şartlar altında sunulduğunu görmeyen ve vatandaşları hekimlere karşı kışkırtan, yaptığı uygulamalarla hekimlik mesleğinin toplum içerisindeki saygınlığını düşüren yetkililerdir. Neredeyse her gün vatandaşlara hekimleri hedef gösteren, kameraların önünde hekimleri rencide edici davranışlarda bulunan, alo şikâyet hatları kurarak hekimlik mesleki pratiğini popülist beklentilerine alet eden yetkililerdir.

Şiddet kişinin fiziksel, ruhsal ve sosyal bütünlüğüne yönelik bir eylemdir. Dünya Sağlık Örgütü şiddeti, "Gücün ya da fiziksel kuvvetin; tehdit yoluyla ya da gerçekte; fiziksel zarar, ölüm, psikolojik zarar, gelişme engeli ya da yoksunluğa neden olacak şekilde; kendine, bir başkasına ya da bir grup veya topluma karşı niyetli biçimde kullanılması" olarak tanımlamıştır.

Günümüzde şiddetin bir halk sağlığı sorunu halini almaya başladığı bir gerçektir. Ne yazık ki mesleki yaşamımızda da daha çok yer almakta ve kanıksanmaktadır. Hekimlerin davranışlarına yönelik eleştiri ya da şiddet, hasta veya hasta yakınları tarafından gerçekleştirilir. Şiddetin harekete geçmesi için bir uyaran gerekir ve bu genellikle hastaya yeterli zaman ayrılmaması, yanlış tanı koyulduğu ya da yanlış tedavi uygulandığının düşünülmesiyle yaşanan düş kırıklığına bağlı olarak gelişir. Saldırganlık, fiziksel saldırı ve sözel saldırı biçiminde olabilir. Sağlık ortamının sistemden kaynaklanan sorunları ve kimi yöneticilerin sağlık çalışanlarını hedef göstermesi, şiddet eğilimi ile birleştiğinde durum vahim bir hal almaktadır. Yaşananlar kimi zaman ağır hakaretlerden ibaretken, kimi zaman darp etme hatta cana kastetme şeklinde olabilmektedir. Tüm sağlık birimleri şiddeti önlemek ve korunmak üzere gerçekçi ve uygulanabilir bir plan yapmalı ve uygulamalıdır.

Sağlık çalışanlarının şiddete yaklaşımı açısından uygun standartlarda verilerin toplanması, şiddetin etkin biçimde soruşturulması ve belgelenmesi, nedenleri ve sonuçlarına ilişkin bilimsel çalışmalar ve eğitim yapılması, şiddete maruz kalanlara yönelik programların koordinasyonu, fiziksel ortama ilişkin önlemler, güvenlik de dahil olmak üzere çalışanların desteği, personel politikası, ilkyardım ve acil prosedürleri, şiddet eylemlerinin raporlanması hedeflerimizdir.

Sağlık kurumlarında işyeri sağlık birimlerinin olması ve şiddetin belki de mesleki bir risk olarak algılanıp ona göre değerlendirilmesi önemlidir. Aksi halde sağlık sisteminden kaynaklanan aksaklık ve hizmet kalitesindeki düşüklüklerin sorumlusu sağlık çalışanları olarak algılanacak ve Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlık hakkının zedelenmesi sonucu şiddet giderek daha da tırmanabilecektir. Unutulmaması gereken sağlık çalışanlarının barışın korunması ve geliştirilmesinde belirleyici bir faktör ve barışa köprü olduğudur. Şiddet olgularının tespitinde ve kendilerine yönelik şiddet uygulamalarına yaklaşımda hekimlik etik kurallarına uygun davranmak önemlidir.

Şiddeti bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediyor, korku ve güvensizlik duygusundan  güç aldığını, adaletsizlikten ve hoşgörüsüzlükten beslediğini, bir sorun çözme yöntemi olduğunda dalga dalga yayılarak çocukları, kadınları, giderek tüm toplumu hedef aldığını biliyoruz. Hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti, bu sorunun sağlık alanına yansıması olarak değerlendiriyor, Sağlıkta Dönüşüm Programının eşitsizlikleri arttırarak adalet duygusunu  zedelediğini, daha da zedeleyeceğini biliyor, sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti arttıracağından kaygı duyuyor; toplumdaki eşitsizliklerin giderilmesini, özgürlük, adalet ve hukukun egemen kılınmasını TALEP EDİYORUZ.

Sağlık kuruluşlarında hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı bir çalışma programı oluşturmak  için üzerimize düşeni yapmak konusunda çalışmak üzere; hastane-sağlık kuruluşu yönetimleri ve diğer meslek kuruluşları ile işbirliği içinde  hekim-hasta ilişkisinin arzu edilir ortam, çalışma koşullarında gerçekleşmesi için çaba harcamaya  ve sağlık hakkını savunmaya DEMOKRATİK KATILIM GRUBU olarak SÖZ VERİYORUZ.