Bildirilerimiz

Tıp Fakültesi/Eğitim Araştırma Hastanesi -2008

Tıp Fakülteleri Eğitim ve Araştırma hastaneleri eğitim işlevinden uzaklaştırılarak birer genel hastane haline getirilmektedir.... Üniversiteler, tıp eğitimi çökertilmektedir.... Eğitim Araştırma Hastanesinde başta şef/şef muavinliği, başasistanlık alanında kadrolaşma çabaları vardır.

ÜNİVERSİTELER, TIP EĞİTİMİ ÇÖKERTİLMEKTEDİR

EĞİTİM HASTANELERİNİN GELECEĞİ BELİRSİZDİR

Uygulanan sağlık politikaları ve sağlığın tamamen piyasalaştırılması Üniversitelerde ve Eğitim - Araştırma hastanelerinde eğitimi niteliksizleştirmektedir. Eğitim - Araştırma ve Üniversite hastaneleri eğitim, araştırma ve hizmet sunumundan oluşan üç hedefi bilimsel bir temelde, ülke gerçeklerini göz ardı etmeden gerçekleştirmek zorundadır. Ülkemiz uzmanlık eğitiminde önemli sorunlardan birisi belli standartların oluşturulamamış olmasıdır. Uzmanlık eğitiminde her bir branş için standart müfredat oluşturulamamış, yeterlik kurulları henüz yeterli düzeye çıkarılamamıştır.

Tıp fakültelerinin bir kısmında eğitici kadrosu sayı olarak yeterli iken, bazı üniversite hastanelerinde ve çoğu eğitim hastanesinde kadrolar yetersizdir. Biyoteknolojik donanım ve yardımcı sağlık personeli açısından eğitim hastanelerinde daha çok olmak üzere, ciddi eksiklikler ve eşitsizlikler söz konusudur.

Yeni tıp fakültelerinin açılmak istenmesi ve onlarca taşra devlet hastanesinin eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesi süreci tıp eğitiminin geleceğini tehdit etmektedir. Standardizasyon yerine eşitsizlikler giderek artmaktadır.

Eğitim hastanelerinin büyük oranda hizmete dönük olması, dolayısıyla iş yükünün fazlalığı biyoteknolojik donanımın yetersizliği, sağlık çalışanlarının sayıca az olması gibi nedenlerle burada çalışan asistanlar eğitime yeterince zaman ayıramamakta, kongrelere katılamamakta ve araştırma yapamamaktadır. Kısmi güvencesiz ek gelir yaratan performans uygulaması bu tabloyu vahim boyutlara taşımaktadır.

Öncelikle eğitim hastanelerinin ne olacağına karar verilmelidir. Eğitim-Araştırma hastanesi olarak mı devam edecek yoksa tamamen hizmet hastanesi mi olacak? Henüz buna karar verilmemişken Bakanlık taşra devlet hastanelerinden 25'ini eğitim araştırma hastanesi haline dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Sevk zincirinin olmadığı bir sağlık sistemi sisteminde tabi ki 3. basamakta işyükü önlenemez. Mevcut hastanelerin alt yapı ve eğitici kadro sorunları ciddi boyutlardadır. Bakanlık sorunları çözmek yerine şef şef yardımcısı atamalarında olduğu gibi kadrolaşma harekatı peşindedir. Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarısı ile tüm idari kadrolar yandaş-gerici kadrolar ile değişecek, özelleştirme ve taşeronlaştırma ile eğitim yerine kar eden işletme mantığı egemen olacaktır.

• Sevk zincirinin ortadan kalkmasıyla hem hizmet sunumu hem de eğitim kilitlenmiş durumdadır.

• Her ile bir tıp fakültesi politikası sürdürülmektedir. Tıp Fakültesi sayısı 54'e yükselmiştir. Yüksek öğretimin AB ile akreditasyonunun gündemde olduğu bir dönemde örneğin iki öğretim üyesi dışında hiçbir şeyi olmayan fakültelere öğrenci alınması için baskı yapılmaktadır.

• Vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerine çok düşük puanla öğrenci alınabilmektedir. Bu durum mesleki ortama olumsuz yansıyacaktır.

• Hizmet sunumunda ve sosyal güvenlik kurumu ödemelerinde ortaya çıkan karmaşa üniversite hastanelerinin kurumsal yapısını sarsarken, hem mezuniyet öncesi hem de uzmanlık eğitimini tahrip etmektedir. Poliklinik ortamında artan şiddet, asistanların istifasına, yetişmiş öğretim üyesi potansiyelinin emekliliğini isteyip özel sektöre geçmesine yol açmaktadır.

• Sağlığı satan anlayış hekimliğin tüm etik değerlerini tahrip etmektedir. Meslektaşını rakip, hastasını müşteri olarak algılamaya zorlayan ve tüccar hekimliği dayatan hekimlik ortamı, mesleğimizin uygulanamayacağı bir noktaya doğru hızla kaymaktadır.

Tıp eğitiminin temel amacının tüm insanların sağlıklı yaşamalarını sağlamak için hekim yetiştirmek olduğu temel ilkesiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

 

Tıp Fakülteleri Eğitim ve Araştırma hastanelerinin eğitim işlevinden uzaklaştırılarak birer genel hastane haline getirilmesine izin vermemek için mücadele edeceğiz.

Tıp Fakültelerindeki eğitimin topluma dayalı ve toplumun gereksinimlerine uygun planlanması için ilimizdeki tıp fakültesi yönetiminin yürüteceği olumlu tüm çalışmalara gereken desteği vereceğiz.

Eğitim Araştırma Hastanesinde başta şef/şef muavinliği, başasistanlık alanındaki kadrolaşma çabalarına son verilmesi, politikacıların ve siyasetin uzmanlık eğitiminden elini çekmesi için müzakere ve mücadelemizi sürdüreceğiz.

Uzmanlık eğitiminde standartların oluşturulması için ilimizdeki Uzmanlık dernekleri ile birlikte koordinasyon içinde TTB'nin çatısı altındaki çalışmalara katılım sağlanarak bu konuda çalıştay, sempozyum vb çalışmalar düzenleyeceğiz.

Öğretim üyeliğinin tam gün süren bir sorumluluk olduğunu biliyor, bu yönde bir zorunluluğun öğretim üyeliğine yakışır ekonomik-demokratik-özlük hakları bütününde düzenleme ve iyileştirmelerle yaşama geçirilmesini TALEP EDİYORUZ.

Bu yönde bir tartışma ve değerlendirme sürecinin aktif bir öznesi olmaya ve bu çalışmayı koordine etmeye, öğretim üyeliğinin bilimsel gelişmeleri yakından izlemesi, tıp ortamına aktarması, etik değerlere önem vermesi, hekim adayları ve asistanları için olumlu rol model olabilmesi için her türlü çabada bulunmaya DEMOKRATİK KATILIM GRUBU olarak SÖZ VERİYORUZ.

Mevcut tıp fakülteleri arasında olanaklar ve hekim yetiştirme açısından asgari standardın farklı olduğunu biliyor, bu durumu hem hekim adayları hem de mezun olduklarında bu hekimlerden hizmet alma durumunda olan halk adına kabul edilmez buluyor, eşitsizliğin giderilmesi için işbirliği ve destek TALEP EDİYORUZ.

Mevcut tıp fakültelerini ölçütler belirleyerek değerlendirmek üzere bağımsız bir kurul oluşturmaya ve çözüm önerileri de içeren rapor hazırlamaya, DEMOKRATİK KATILIM GRUBU olarak SÖZ VERİYORUZ.

Kamu hastanelerini adım adım devlet işletmesine dönüştürülmesi sürecinin son aşamasını oluşturan Kamu Hastane Birlikleri adı altında sağlık işletmeleri haline getirilmesi politikalarına son verilerek, insanların sağlık kuruluşlarından vatandaşlık hakkı temelinde sağlık hizmetlerine kamusal ortamda ve kamu sağlık görevlileri eliyle ulaşmasını TALEP EDİYORUZ.

Hastanelerin kamusal sağlık kuruluşları olarak hekimler ve diğer sağlık çalışanları dahil olmak üzere tüm çalışanların hastane yönetimine katıldığı, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanları başta olmak üzere tüm çalışanların tek bir personel rejimi altında kamu güvencesi içinde çalıştığı ve hastanelerin hastaların güven duygusu içinde gönül rahatlığı ile gelebileceği mekanlar olması doğrultusunda üzerimize düşenleri DEMOKRATİK KATILIM GRUBU olarak yapmaya SÖZ VERİYORUZ.