Sağlık politikaları

Çok çok ölmek gerek -Dr. Mustafa Tamyürek

Alttaki haberi okuyunca içimden geçirdiklerimi yazmak istedim yazdım. Sizinle de paylaşayım dedim.

Konya'da 25 katlı inşaatın 17'nci katındaki asansör boşluğunda iskele üzerinde kaynak yapan 4 işçi, iskelenin halatının kopması sonucu düştü.

17 KATTAN DÜŞTÜLER -

KONYA'da 25 katlı inşaatın 17'nci katındaki asansör boşluğunda iskele üzerinde kaynak yapan 4 işçi, iskele halatının kopması sonucu düştü. İşçilerden 3'ü olay yerinde 1'i de kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Olay, saat 10.30 sıralarında Kule Site Alışveriş Merkezi yanındaki Kule Konakları inşaatında meydana geldi. 25 katlı inşaatın 17'nci katındaki asansör boşluğunda iskele üzerinde işçilerden Rasim Yılmaz (29), Abdülkadir Ceylani Özçelik (37), Adem Aytaç (30) ve Mehmet Omaç (23), kaynak yaptığı sırada, iskelenin halatı koptu.

Halatın kopması sonucu 17'nci kattan beton zemine düşen 4 işçiden Rasim Yılmaz, Abdulkadir Ceylani Özçelik ve Adem Aytaç olay yerinde, Mehmet Omaç ise kaldırıldığı Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.

Seha Yapı firması yetkilileri de yaptığı basın açıklamasında, 4 işçinin yaşamını yitirdiğini ve olay ile ilgili incelemenin yapıldığını belirtti. Olay ile ilgili soruşturma sürüyor.

Artık tek tek ölünce haber olmuyor....

Çok çok ölmek gerek..

Açıklamalar yapılacak muhtemelen;

Ölüm nedeni, tıbbi açıdan "yüksekten düşmeye bağlı beyin kanaması vs.vs." iş güvenliği açısından, "doğru iskele kurmamak, emniyet kemeri takılı olmaması vs.vs."

Kusur oranı, işçi %51, doktor%?, Mühendis%?, İşveren %?, Devlet % 0 açıklanacak. Kalanlarına hak ediyorsa aylık bağlanacak.

Açıklanamayacaklar;

"Ölümlerin ve yaralanmaların devam ediyor olmasının sebepleri ne???"

Hepimiz "tartışarak" tanıklık ediyoruz bu yok oluşlara.

Bir şey yapabilmek mümkün mü? İnancım azalıyor.

"İnşaatta kalan işi kim tamamlayacak?" Dışarıda yoksulluk nedeniyle ölmemek için iş bekleyen "Rasim", "Abdülkadir", "Adem", "Mehmet" elbette. İş bitecektir mutlaka... Aynı kaderi paylaşmak üzere... Yetkililerin söylediği gibi piyasanın beklemeye tahammülü yok!

Bizim tahammül sınırımız neresi bilen var mı?

Bilim bu ölümler/yaralanmalar önlenebilir diyor. Neden önlenemiyor... Henüz icat edilmemiş bir şeyler var da onları mı bekliyoruz?

Sorunu çözebilme gücüne sahip olanlar sorunu "akıl dolu" yasa, yönetmelik, genelge yazıları ile çözecekler sanırım.

Ya da ;

Bir genelge yayımlanarak "bu tarihten itibaren; ölünmeyecek, ölme! / yaralanılmayacak,yaralanma!" denecek ve sorun halledilecek.

Boğazımız yırtılana kadar bağırsak veya yüreğimizi biraz daha sızlatsak geri gelirler mi ölenler?

Kopan kollar tutar mı omzumuzdan, bacaklar halaya durur mu yanı başımızda? ...Halayın sonuna kadar bizimle nefes alır mı nefes alamayacak olan ciğerler...

Biz durursak yanlarında, EVET! O zaman bir umut var...

Sevgilerimle

*Dr. Mustafa Tamyürek

İstanbul Tabip Odası