Sağlık politikaları

Artık aile hekimimiz var! -Tufan Sertlek

Devlet kendi memurundan tüccar yaratmanın başarısıyla övünüyor. Hekimi tüccarlaştırmak AKP'nin en büyük hedefi. Herkes AKP gibi her şeyi alıp satsın istiyorlar. Satılmadık, satın alınmadık hiçbir değer kalmasın memlekette

Kasım ayında aile hekimliği uygulaması İstanbul'da da başladı. Vatandaş çok mutlu. Daha önce eşinin ilacını yazdırmak için giden teyzeye "amcayı görmem lazım teyze, hastayı görmeden reçete yazamam" diyen doktor artık bunu diyemeyecekmiş. Komşumuz "artık rahat rahat her işimizi yaptırırız" diye seviniyor. Çünkü artık hekimin gözünde "hasta" değil "müşteri" olmuş. Hekim de esnaf... Tabiî ki müşterisini kaçırmamak için elinden geleni yapacak, zira müşteri başına para alıyor hekim.

Artık her şeyimiz bilgisayarda takip altında olacakmış. "Eskiden" diyor komşu teyze "Her gittiğimizde başka doktora gidiyorduk, şimdi özel doktorumuz olacak." Gidince hemen bilgisayarı açacak daha önce neyimiz varmış neyimiz yokmuş görecekmiş. "Ama önceden de bilgisayar vardı" diyorum, "O zaman da bütün geliş-gidişlerimiz kayıt altına alınabilir, hasta takibi yapılabilirdi. Hem doktorun o ya da bu olması o kadar önemli değil, hepsi aynı eğitimden geçmiş, aynı tedaviyi uygulayacak nasılsa." "Boş versene" diyor, "Kim kayıtları bilgisayara girecek de onları takip edecek. Şimdi beğenmezsem başka doktoru seçebiliyormuşum." "Ama eskiden de hekim seçme hakkımız vardı..." Ne söylesen boş, teyzeye. Artık ona özel bir değer verecek hekimi var. Her gittiğinde onu ayakta karşılayacak, güler yüz gösterecek

Muhtemelen hekimler de bir dönem oldukça memnun olacak. Bütün özelleştirme uygulamalarında olduğu gibi önce kısa bir balayı dönemi yaşanacak. Hükümet aile hekimlerine kira, malzeme vb. konusunda destek olacak, sonra başınızın çaresine bakın diyecek. Hadi bakalım bu kriz zamanlarında bir de işletme derdiyle uğraş. Personel maaşıydı, kiraydı, telefondu, ısınmaydı derken nasıl dönecek bu dükkanın çarkı.

AKP bu sefer hastaneleri nasıl işletme haline getiriyorsa aile hekimlerine de kendi paranızı kendiniz kazanın diyecek. Haydi bakalım gelsin hastanın cebinden paralar. Falanca hekim şu kadar katkı payı alıyormuş, falancası az alıyormuş ona gidelim...

Görünürde kamu sağlık hizmeti yürüyor olacak, vatandaşların gideceği bir yer olacak, hekimler eliyle yürüyen bir hizmet var olacak... Ama sağlık sistemi bütünüyle piyasaya açılmış bir sektör haline gelecek. Hani nerede sağlığın temel felsefesi: "İnsanların hastalanmasını önlemek, sağlıklı yaşamalarını sağlamak." Nerede koruyucu sağlık hizmetleri. Devletin temel görevi bu değil mi? Artık devletin temel felsefesi herkes hasta olsun, hastalar muayeneye gelsin onların sırtından sağlık sistemi para kazansın, yeter ki devletin bütçesinden para çıkmasın.

Devlet kendi memurundan tüccar yaratmanın başarısıyla övünüyor. Hekimi tüccarlaştırmak AKP'nin en büyük hedefi. Herkes AKP gibi her şeyi alıp satsın istiyorlar. Satılmadık, satın alınmadık hiçbir değer kalmasın memlekette.

Aile hekimliği balonu tıpkı "vatandaşa özel hastane kapısının açılması" balonu gibi bir süre sonra patlayacak. İlk zamanlar SSK kuyruklarının taşındığı özel hastanelerden vatandaş tekrar devlet hastanelerine döndü. Muayene sırası almak için bile günlerce beklemek zorunda kalıyor. Bir ultrason tetkiki için 3 ay sonrasına gün veren hastaneler var. Oysa verse 30-40 TL fark hemen bir özel hastanede yapılacak işi... Ama o 30-40 TL'si olanların sayısı da giderek azalıyor. Sağlık artık parayla satın alınan bir hizmet olunca herkesin de parası kadar konuşması şart oluyor bu durumda.

Ama sonra ne oluyor? Oktay Ekşi gibi söyleyeceği lafı kırk kere tartıp öyle söyleyen bir adamı bile kendini frenleyemez hale getiriyorlar. Satarken suç değil, yüzüne söyleyince suç oluyor.

 

* Tufan Sertlek

Dev Sağlık-İş Genel Sekreteri