Seçtiklerimiz

Dördüncü Teknolojik Devrim: Tıpta ve Sağlık Sisteminde Devrim

4. teknolojik devrimin içindeyiz. Bu teknolojik devrim tıp da, hekimlik de de devrime yol açıyor. Sağlık sisteminin ve mesleğimizin barındırdığı iç çelişkileri had safhaya çıkaran geleneksel tıp paradigmasını köklü bir biçimde aşacak yeni bir paradigmayı yaratıyor. Tabi ki, yapısal çelişkilerini de bağrında taşıyarak.                                                              

Dr. Haluk Başçıl

 

Birkaç yıldır Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB), Çin, Japonya, Güney Kore gibi ülkelerde toplumun bir kesimi robotların, yapay zekanın, nanoteknolojinin, biyoteknolojinin, genetik alanındaki yeni buluşların, 3 D yazılımın, iletişim yeniliklerinin, “Big Data” kavramının vb ekonomik ve toplumsal alanda yol açacağı değişimi konuşuyor. Bu yıl zenginler kulübünün yaptığı Davos gündeminde de 4. sanayi devrimi vardı.

Bütün ekonomik sektörlerde önemli değişimlerin olacağı, medikal sektörün de bundan en fazla etkileneceği söyleniyor. Zaten mesleki uygulamalar içinde bu değişimi de şu ya da bu ölçüde de olsak görüyoruz diyebiliriz. Ancak günümüzde bahsedilen; değişimin evrimci bir şekilde değil de büyük bir sıçrama şeklinde olacağı. Öyle uzak bir zaman diliminde de değil. Önümüzdeki 10 yıl içinde. Yani tıp fakültesine yeni başlayan bir hekim adayının mezun olduğu ve ardından da uzmanlık eğitimini bitirdiği bir zaman diliminde yaşanacak bu sıçrama.

Bu teknolojik devrimin sağlık sektöründe dijital ağ içinde ve kendi kendine öğrenen, tanı koyan, tedavi protokolü düzenleyen, otomatik cerrahi müdahalelerde bulunan, hastaların ihtiyaçlarına cevap veren robotların ve  cihazların medikal teknolojide önemli değişimlere yol açacağı söyleniyor.

1. Yapay Zeka ve Robot Teknolojisi: Tıp ve Sağlık Sektörü

a.Tıp Öğrencisi Robot Xiaoyi     Çin’de 2017 ulusal hekimlik sınavına katılan “küçük doktor” Robot Xiaoyi, 600 üzerinden 416 not alarak sınav birincisi oldu. Elliüç  medikal kitap, 1 milyon görüntü, 2 milyon sağlık dosyası, 400 bin sağlık raporu bilgisine sahip olan robot Xiaoyi 10 saatlik sınavı 1 saatte bitirdi. 2018 Mart’ında hizmete girecek robot Xiaoyi’nin, hekimin yerini almayacağı, sadece ona tanı koyma ve tedavi düzenlemede yardımcı olacağı belirtiliyor.[i]

Tanı koyan hekimin yerini lojisyelin - robotun alacağı, bunların tanı koyacağı ve ardından da tedaviyi düzenleyip reçete yazacağı belirtiliyor. 2016 yılında yapılan bir çalışma yapay zekaya sahip lojisyel – robot insan hekimlere göre göre % 42 oranında daha doğru tanı ve tedavi yaptığı ortaya koydu.  Ayrıca, hekim tanıya ulaşmak için 500 $ harcarken bu rakam lojisyelde – robotta 200 $’a düşüyor.[ii] b

b. Robot nöbetçi hekim RP-7 

ABD’de nöbetçi hekimin uzaktan kumanda ettiği 1.50 m boyundaki robot nöbetçi hekim “RP-7” hizmet veriyor. Hekim hareketli robotun ekranından hastaları görmekte, onlarla konuşmakta, lezyonlarını zumlayarak yakından izlemekte ve hemşire-hastabakıcı personele ile ilişki kurmakta, yapılması gerekenleri iletmektedir.

Bu tür robot ve internet bağlantısı sayesinde, gelecekte bir uzman hekimin ulaşımın zor olduğu ücra bölgelerdeki sağlık merkezlerinde hastaya tanı koyması ve tedavi düzenlemesi mümkün olacaktır. Yine ambulanslarda da kullanılacak bu tür robotlarla hekim hastaya-yaralıya çok daha kısa bir zamanda müdahale edebilecek ve hastanın yaşamı kurtarılabilecektir.

c.Cerrah Robot Da Vinci

Cerrahi aletleri kullanan üç kolu ve ileri derece gelişmiş kamera sahip üç boyutlu görüntü alan 4. koluyla cerrah robot Da Vinci,  bir insan cerrahın yönetimi altında, operasyon yapıyor.

Hastanın genel sağlık durumunu ve yaşam fonksiyonlarını da izleyebilen robot Da Vinci, insan bileğinin yapamayacağı hareketler (kendi çevresinde 540 derece dönüşler) gerçekleştirdiği operasyonda, hastada daha az kan kaybı, dokularında minimum hasar oluşuyor. Dolayısıyla hasta güncel hayata daha çabuk dönüyor.

Türkiye dahil bir çok ülkede 5 yıldır,  genel cerrahi, göğüs cerrahisi, kardiyovasküler cerrahi, üroloji, kulak burun boğaz, kadın hastalıkları ve doğum dahil binlerce ameliyat yaptı.

Smart Tissue Autonomous Robot[i], Da Vinci’nin bir nevi ileri jenerasyonu sayılabilir.

Robot STAR bir insanın müdahalesi olmaksızın, domuzda ince barsak rezeksiyonu yapmakta ve tüpü iki kenarını birleştirebilmektedir. Yapay zeka sayesinde de hata payını azaltarak operasyonun başarı şansını arttırıyor. Bunun için enfraruja yakın floresan işaretleyici, yeni bir medikal görüntüleme tekniği, yüksek çözünürlüklü plenoptik 3D izleme sistemi ve gerçek zamanlı çalışan yumuşak doku görüntüleme entegre bir şekilde kullanıyor. İyi bir cerrahın maksimum 19 sütür atabildiği yere başarılı bir şekilde 20 sütur atmaktadır.

Robot beklenmedik doku hareketlerini algılayabilmekte ve gerçek zamanlı tepki verebilmekte,operasyon hareketlerini ve eylemlerini, algıladığı değişikliklere göre otonom olarak yeniden düzenleyebilmektedir.

Operasyonda dikkat dağınıklığı, yorgunluk, stres veya belirsizlik göstermemektedir.

 Robot Hastabakıcı Ri-man, Hemşire HOSPİ[i]

İşitebilen, gören, idrar kokusu dahil bir çok kokuyu duyabilen 1.60 m boyunda ve 100 kg ağırlığında robot hastabakıcı (Ri-man) hastayı yataktan tekerlekli sandalyeye, sandalyeden yatağa, yataktan ayağa kalkmasına yardım etmekte,  bir yerden bir yere taşımakta, hatta tuvalete oturtmaktadır.

Yumuşak deri özelliğinde malzeme ile kaplanmış kol ve ellerindeki duyarlı reseptörler sayesinde taşıdığı hastanın ağırlığını kollarına ve ellerine eşit olarak dağıtmakta ve hastayı konforlu bir şekilde taşımaktadır.

Bunun dışında yüz ve ses tanıması yapan HOSPI isimli bir diğer robot Okayama’nın “Sakaki Field Hospital”ın kardiyoloji servisinde hastalara ilaçlarını dağıtıyor, hasta dosyalarını taşıyor.

 

d. Robot Fizyoterapist “Arm Rehabilitation”

İsviçre’de robot fizyoterapist “Arm Rehabilitation” hekim yada fizyoterapistin hastalarda öngördüğü reedükasyon programlarına göre hastaya hareketleri en ileri düzeyde yaptırmaktadır. Hasta reedükasyonunda kullanılmaya başlayan bu tür robot fizyoterapistler Japonya, Fransa ve daha birçok ülkede kullanılmaktadır.

ABD’de hastanın damarından kan alan, Japonya’da hasta ilaçlarını dağıtan, saçlarını yıkayan hemşire robotlar kullanıma girmiştir. Hemşire ve hastabakıcılara ağır ve zor işlerinde yardımcı olacak robot hemşire ve hastabakıcılar hastanelerde çalışmaya başlamıştır. Kısa bir zaman içinde bunların ikinci/ üçüncü, ...jenerasyon daha gelişmiş tipleri eskilerin yerini alacaktır.

2. Nanoteknoloji: Tıp ve Sağlık Sektörü

Atom ve molekül yapıların işlenmesi, yeniden düzenlenmesi bunlardan kullanılışlı materyal, araç yapılması ile fizik, kimya, biyoloji, bilgisayar, malzeme bilimi, elektronik alanlarında büyük gelişmelere yol açıyor. Nanoteknolojide kullanılan ölçü birimi nanometre 10-9 metreye tekabül ediyor. Bir örnek vermek gerekirse hücre zarının kalınlığı 12 nm’ ye, “Intel i7” de kullanılan bir transistör de 22 nm’ye inmiş durumda.

Bu teknoloji  ile canlıda moleküler seviyede müdahalede bulunma olanağı da tıp alanında çarpıcı gelişmeleri ortaya çıkarıyor. Nanotıp, nanocihazlar ve nanoyapılar aracılığıyla hücre düzeyinde DNA ve RNA’ da ortaya çıkan değişimi, proteinleri, normal ve patolojik süreç belirteçleri ölçülebiliyor ve hastalıklar henüz belirtileri ortaya çıkmadan çok erken bir dönemde tespit edilebiliyor. Böylelikle insan organizmasının moleküler düzeyde izlenmesine, yeniden yapılandırılmasına sağladığı olanak yepyeni teşhis ve tedavi yöntemleri açığa çıkarıyor.

Ünlü futurolog Ray Kurzweil 2030 yılına kadar, tıbbın hem biyolojik parametrelerin kontrolünden sorumlu hem de birden fazla patolojiyle hücresel seviyede savaşan, izleyen ve terapötik olarak nano-robotların büyük oranda kullanacağına söylüyor.[i]

Nanotıp var olan hekimlik uygulamalarına eklemlenecek bir tür yeniliğin çok ötesinde, hastaya ve tıbbi müdahaleye ilişkin yeni bir paradigma ortaya çıkıyor.

Nanoteknolojinin tıp alanında kullanıma girmesiyle 2020-2030 yılları arasında nanorobotların kullanımına yönelik birkaç örnek zihin açıcı olacaktır.

a.Retraktomi operasyonu

Diyabet, hipertansiyon gibi çok sık görülen hastalıkların neden olduğu retinopati sonucu oluşan skar (yara) dokusunun yol açtığı görme problemine yönelik retraktomi operasyonu oldukça komplike ve cerrahın becerisi ile yakından ilgili riskli bir operasyon. Şırınga ile göze enjekte edilen ve manyetik alan içinde yönlendirilen 1 mm genişliğinde dört keskin kenarı olan nanorobot ile retina venlerine müdahale edilmektedir. Güçlü elektromıknatıslarla yaratılan manyetik alan ile üç boyutta da çok hassas hareketleri yapabilen bu nanorobot gözün içinde neşterin yapacağı işi yaptıktan sonra ve girdiği yoldan tekrar çıkmaktadır. Böylelikle hem girişimsel cerrahiden doğan komplikasyonları azalmakta hem de hastanın iyileşme süresinin kısalmaktadır.[i] 

b. Dirençli Bakterilerle – Kanser Hücreleri ile Savaşta Nanoteknoloji

Altın nanoparçacıklı antikorlar hastaya enjekte edilerek bu antikorların tahrip edilemeyen dirençli bakterilere yapışması sağlanıyor. Ardından da dışarıdan gönderilen ve kızılötesi bir lazer ışını ile ışığın bu dalga boyunu absorbe ederek ısınan nanorobotlarla dirençli bakterilerin parçalanması sağlanıyor. Bu yöntemin kanser hücrelerinin yol edilmesinde de kullanılması üzerinde çalışılıyor.

c. Ateroskleroz Tedavisinde Nanoteknoloji

İlaç yüklü nanorobot hastalıklı organa enjekte edildikten sonra küçük frekanslı bir manyetik dalga ile ilacın serbest bırakılması sağlanmaktadır. Böylelikle alınan ilacın vücudun her yerine dağılarak diğer sağlıklı organ ve dokular olumsuz etkisi ortadan kaldırılmakta ve gerçek hedef organa istenen düzeyde ulaşması sağlanmaktadır.

Bu tedavi yöntemiyle ateriskeleroz plaklarının bulunduğu yerlere gönderilen Annexin A1 proteini yüklü nanorobot aracılığıyla plaklar ortadan kaldırılmakta ve damar tamiri sağlanmaktadır. Böylelikle miyokard enfarktüsü ve anjina pektoris, aynı zamanda serebrovasküler hasarlar önlenebilecektir.

Yine bu tür nanorobota yerleştirilen sivri uçlu deliciler, burgular aracılığıyla taşlaşmış ateroskleroz plakları,  kılcal damarı tıkayan kan pıhtıları parçalanmakta ve kan dolaşımı yeniden sağlanmaktadır.[i]

Nanorobotun lazer yerleştirilmiş bir başka modeli de böbreklerde oluşan kristallerin, taşların parçalanmasında kullanılması çalışmaları sürüyor.  

d. Yaşam Fonksiyonların İzlenmesi

Kronik hastalıkları olan kişiler, genelde sağlık durumunu kendisine bildirecek bir cihaza sahip olmadığından, gerçekten bir tıbbi müdahaleye ihtiyacı olup olmadığını bilmeksizin, sıklıkla acil servise gitmek durumunda kalabilmektedirler.

Geliştirilen ‘Le CheckMe de Viatom’ isimli cihaz kablosuz bağla bilgisayara bağlanmakta ve birçok yaşam fonksiyonunu (kalp hızı sinyalleri, kandaki oksijen seviyeleri ve sistolik kan basıncı)  izleyip ölçmektedir. [i]

 

e. Terdeki Metabolitlerin Analizi

Nanoteknoloji kan kompozisyonunu, kan basıncını ve bazı fizyolojik değişikliklerin elektrik sinyallerini sürekli olarak izleyebilensensörleri minyatür hale getirmektedir. Hücrede birdeğişim (kansere yol açacak bir protein ya da gen) ortaya çıktığında bu sensörler ile tespit edilebilmektedir.

Bir saat gibi kol bileğine ya da bir band gibi alına takılabilen ince ve esnek sensör nanocihaz, kişinin vücut sıcaklığını, terdeki glukoz ve laktat dahil bir çok elektroliti (sodyum ve potasyum vb.) ölçmekte ve elektrolit dengesi ve dehidratasyon durumu hakkında veri toplamaktadır. Cihaz karmaşık sinyalleri çoğaltabilmekte, filtreleyebilmekte ve işledikten sonra da bunları kablosuz bağlantı ile bağlı bulunduğu merkeze iletmektedir. Böylece hastanın gerçek zamanlı olarak evden izlenmesi ve tedavisi yapılabilmektedir.[i]

f. DNA çipleri

Geliştirilen bir Nano DNA  çipi (yongası)  sayesinde:

  • Vücutta aniden ortaya çıkan bir virüs veya bakteri ya da varyantlarından birisi,
  • Bir salgında buna yol açan patojen,
  • Çok geniş bir spektruma sahip bir virüsün ya da bakterinin yol açtığı oldukça karmaşık klinik tabloda enfeksiyon ajanını,

24 saat içinde   (kısa sürede), ya da tespit edilip tanınabiliyor.[i]

3. Genetik ve Moleküler Teknoloji: Yeni Tıp Paradigması

Dijital teknolojik devrim; dijital ağlar, dijital depolama, dijital bulut, internet, tıbbi görüntülemeler, web hizmetleri, yapay zeka, veri işleme vb. tıp bilimini ve sağlık sistemini de dönüştürüyor.

Bir dönem sağlık ortamındaki oldukça karmaşık, heterojen tıbbi ve kişisel verilerin, tıbbi, biyolojik, genetik dil farklılıklarının, kullanılan formal veya informal kelimelerin,  tıbbi literatürün, metinlerin takibi, analizi gibi bir çok sorun yapay zeka aracılığıyla aşılıyor. Tüm bu veriler tüm bireyleri kapsayacak bir şekilde, belli bir sistematik içinde, kesintisiz olarak dijital ortamda toplanıyor ve tıp ortamı için yeni bir temel oluşturuyor. 

  1. Yapay Zeka:
  • Günümüzün tedavi ve tanı prosedürleri (örneğin tıbbi görüntüleme uzmanlarına radyolografideki, “PET/Scan”deki, MR’daki patolojik görüntülerin daha iyi ayırt edilmesinde, tanımlanmasında, sınıflandırılmasında ve yorumlanmasında), genom araştırmaları, ileri moleküler yöntemler, yeni biyomedikal analiz teknolojisi dahil birçok alanda hekimlere büyük katkı sunar ve veri yığınlarını hızla bilgiye dönüştürür.[i]

Tıbbi bilginin iki katına çıkış hızı 1950'de 50 yıl, 2010'da 3,5 yıl ve 2020'de ise sadece 73 gün olması, yani giderek hızlanan tıbbi bilgi yoğunluğunun izlenmesinde,  kullanılacak şekilde

  • öğrenilmesinde, hekimlere ve sağlık meslek gruplarına yardımcı olur ve karar vermelerini kolaylaştırır. [i]
  • Hasta semptomlarının veri tabanlarını inceleyerek hastanın genel ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesinde, özellikle kanserler gibi bazı patolojilerin analizi ve teşhisinde (biyopsi görüntülerinden kansere bağlı proteinlerin, yeni biyomarkırların belirlenmesine, …), daha etkili ilaçların geliştirilmesine ve yeni tedavilere katkı sağlar. [ii]
  • Araştırma süreçlerinin maliyetlerinin ve süresinin azaltılmasında, örneğin, çok sayıda genetik verinin analizini, mutasyonların saptanmasını ve hastaya uyarlanmış (kişiselleştirilmiş) terapötik seçeneklere hız kazandırır.[iii]
  • Dijital ağlar üzerinden gelen tıbbi veri içeriğinin tanımlanması, son derece karmaşık verilerin analizi, sınıflandırılması, medikal verilerin yönetiminin basitleştirilmesi, kişinin sağlık durumunu ve taşıdığı hastalık potansiyelini değerlendirmede, yönetmede hekime yardımcı olur.[iv]

Öte yandan, sosyal paylaşım ağları (Twitter, Facebook, Instagram vb.) aracılığıyla çok sayıda epidemiyolojik veri toplanabiliyor. Bu veriler sayesinde, halk sağlığında birçok hastalığın gelişimini, izlemini, uygulanan tedavilerin etkinliğini değerlendirmemize, hatta belirli hastalıklarda kullanılan ilaçların yan etkilerini tespit etmemize büyük katkı sağlıyor.[v]

b. Gelecekte tıp önleyici ve öngörücü olacak

VKV Amerikan Hastanesi Genetik ve Genomik Bilimler Merkezi’nde bir konuşma yapan New York Üniversitesi Genetik Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Robert Desnick, İnsanların gen diziliminin %99.9’unun aynı olduğunu, nükleotid dizilimindeki %0.1’lik çeşitliliğin hastalıklar, ilaç reaksiyonları gibi özelliklerden sorumlu bulunduğu belirtiyor. « Genom diziliminin tamamının elde edilmesi, bir bölgede hastalık yapmaya aday ya da predispizyon yaratan genlerin tanımlanmasını sağlamaktadır. Ayrıca, bilgisayar ortamında genom analizi mutasyon analizi için en uygun aday genlerin tanımlanması da kolaylaştı. Birçok hastalığın altında yatan genlerin tam olarak tanımlanmasıyla önleyici tedavi çalışmaları büyük gelişme sağlayacaktır. Yakın geleceğin mücadelesinin "kompleks özellikler"in, kalıtımsal olan fakat tek gen hastalığı olmayan astım, ateroskleroz, diyabet, hipertansiyon, obezite gibi yaygın hastalıkların altında yatan genlerin saptanacağını» söylüyor.

« Bireylerin hangi varyant genlerine sahip oldukları saptanabilecek ve buna karşı ne tür bir önlem alabileceği tespit edebilecek. Yaygın hastalıklar ve diğer bozukluklardan – özellikle de önlenebilen ya da etkin bir şekilde tedavi edilebilen hastalıklardan- hangileri için risk taşıdıklarını öğrenebileceklerdir. Zaman içerisinde bazı rahatsızlıklarının ortaya çıkacağı veya bazı hastalıklara yakalanacakları önceden tespit edilmiş olan bireyler; yaşam koşullarını, beslenme şekillerini, mesleklerini ve/veya yaşadıkları yeri değiştirerek bu hastalığın ortaya çıkmasını önleyebilir. Doktorlar da kalıtımsal bozuklukları tedavi edecek ya da iyileştirebilecek “genoma özel ilaçlar” verecektir. Doktorlar ayrıca, hastalarının farmakogenetik yapılarını bilecek, böylece kişiye özel ilaç seçimi ve doz ayarlaması yapılırken genom analizi göz önüne alınacak » diyor ve “Öngören, Önleyen Ve Kişiselleştirilmiş Tıp Çağı” olarak adlandırılan yeni bir tıp devriminin yaşandığını vurguluyor.[vi]

İçinde yaşadığımız teknolojik devrimin tıpta, sağlık alanında köklü değişimlere yol açacağı, geleneksel tıp anlayışı içinde ortaya çıkan uzmanlık alanlarının yerini yepyeni uzmanlık alanlarının alacağı ve tıbbın dört ana eksende yeniden yapılanacağı tartışılıyor.

Bunlar:

  • Genom sıralamasında ortaya çıkan mutasyonların hızlı bir şekilde tespitiyle kişinin ne tür bir hastalığa eğilimi olduğunu belirleyecek öngörücü tıp
  • Henüz hastalık semptomları ortaya çıkmadan hastalığının erken asemptomatik aşamada tanımlanabileceği, moleküler seviyede yapılacak düzeltici önlemlerle bozulma sürecini durdurarak hastalığı önleyecek önkesici/koruyucu tıp
  • Kişinin/hastanın farmakogenetik yapısına uygun, kişiye özel ilaç seçimi ve doz ayarlamasında genom analizi göz önüne alacak kişiselleştirilmiş tıp
  • Bireye potansiyel hastalıklarının ortaya çıkışını önleyecek ve patolojiye zemin hazırlayan çevresel etki ve hayat tarzından (risklerden) uzak bir yaşam modeli önerisinde bulunacak katılımcı tıp

olarak ifade ediliyor.[vii]

Kronik hastalıklar başta olmak üzere bir çok hastalığın yol açtığı yüksek sağlık masraflarının da,  genetik ve moleküler hücresel biyolojik müdahalelerle asgariye ineceği düşünülüyor.[viii]

Tıbbi alanın; tıbbi müdahaleler, tanı, tedavi, yeni ilaç türlerinin ve kombine tanı, tedavi kullanımı ya da yeni doku mühendisliği tekniklerini içerecek şekilde hekimlik faaliyetlerini etkileyecek özellikler içeriyor.

Bu anlamda nanotıp geleneksel tıbba entegre olan ve ilerleten bir tür yeniliğin çok ötesinde, hastaya ve tıbbi müdahaleye ilişkin köklü değişimi getiriyor. Yeni bir paradigmanın kapısını açıyor. Bu paradigmanın özelliği; her türlü biyomedikal faaliyetin nano ile isimlendirilmesi ve öngörücü tıp, önleyici tıp, kişiselleştirilmiş tıp, katılımcı tıp olarak tüm hekimlik alanının yeniden tanımlanmasıdır.

4. İletişim Teknolojisi ve Sosyal Ağlar: Tıp ve Sağlık Sektörü

5G teknoloji ile günümüzden 10.000 kat daha fazla veri hacmi, saniyede 10 gigabitlik bir hıza ulaşan ağlarla, 1 milisaniyeden daha az bir zaman diliminde, yani 1 milisaniyelik gecikmeyle (yanıt) aktarılabilecek.

5G teknolojisinin başta telecerrahi olmak üzere uzaktan tedavi gibi yeni tip sağlık hizmetlerini geliştireceği söyleniyor. Robot cerrah bir başka ildeki ya da başka bir ülkedeki cerrah hekim tarafından gerçek zamanlı olarak yönetilebilecek.  

“Orange Healthcare”in pazarlama direktörü Benjamin Sarda 5G’nin güçlü bir akış hızına sahip olmasının ötesinde, yeni kullanım alanları yaratması, hekimlerin, sağlık meslek gruplarının ve hastaların yaşamlarını değiştireceğine dikkat çekiyor.

‘Hastane merkezli sabit sağlık teknolojisi hareketli hale gelecek, böylelikle hastaların bunlara ulaşılabilirliği daha kolay olacaktır. Dolayısıyla sabit bir merkezde, hastane içinde sürdürülen birçok faaliyet kademeli olarak hastanın evinde, ambulans içinde yürütülecektir.’

‘Büyük binalarda, çok kalın duvarların arkasında verilen hizmet kalitesi hastane dışında da aynı düzeyde sağlanabilecektir.’[ix]

5G ve E-sağlık:

Hekim-hasta ve hasta-hasta ilişkisi, güncel tedavi/ilişki ağı ortamını hızla aşan bir sağlık veri dolaşımını ortaya çıkarıyor. Günümüzde ABD’de iki önemli örnek hekim-hekim ve hekim – hasta ağları bu yönelimin ilk örneklerini oluşturuyor:

Birincisi sadece hekim-hekim ağı Sermo, doktorlar için oluşturulan ilk sosyal ağlardan birisi. Bu ağ, hekimlerin görüşlerini paylaşma ve kendi aralarında komplike vakalar hakkında fikir alışverişinde bulunmalarına hizmet ediyor.

İkincisi hekim-hasta ağı Andaman  aracılığıyla hekim ve hasta arasında internet vasıtasıyla kurulan sürekli ilişki sayesinde hasta sağlık verilerinin daha iyi teşhis, tedavi için güvenli bir sağlık izlemi ve bunların paylaşılmasını sağlıyor:

Citagon Migren Ağı

Migren hastalarının migren ataklarının ilgili işaretleri, tetikleyicileri ve kullandığı ilacın etkisini not edebileceği elektronik bir bilezik ile birleştirilmiş akıllı bir ağ uygulaması. Amaç hastalığın gelişiminin daha iyi takibi, kriz tetikleyicilerinin yönetimi, tedavisinin daha iyi uyarlanması ve nöroloğun yakından izlediği hastasına uzaktan tedavi hizmeti vermesi.

Citago Diyabet Ağı

Kan glikoz ölçüm cihazı ile birleştirilmiş bir diğer akıllı ağ uygulaması. Hastanın geçmiş glisemi tedavi hikayesini ve insülin dozlarını bilen “Citago Diabet”, uzaktan mobil uygulama talimatlarının yanı sıra tedavi stratejileri ve insülin dozlarını hastaya iletmektedir.

Sağlık Sisteminde Değişim

Yeni tıp paradigması ve hekimlik uygulamalarında ortaya çıkacak büyük değişim, kaçınılmaz olarak sağlık hizmet sunumu örgütlenmesini de yeniden biçimlendirecektir.

20 yıl içerisinde günümüzdeki iş alanlarının %70-80’inin yok olacağı ve bunların yerini yeni iş alanlarının alacağı, herkesin çalışabileceği bir işinin olmayacağı konuşuluyor. 2040 yılında 150 milyon kişinin yaptığı işlerin robotlar aracılığıyla yapılacağı söyleniyor.

Günümüzde bazı hastanelerde çalışmaya başlayan ilk jenerasyon robot hemşire, hastabakıcı, fizyoterapist vb. yerini yeni jenerasyonların alacağı ve ardında da hızla yaygınlaşacağı açıktır. Bunlar bir süre sonra bazı hekimlik uygulamalarına dahil olacaktır.

Ayrıca yeni teknolojik gelişmeler, medikal bir merkeze gitmeksizin cep telefonları ile entegre medikal lojisyeller aracılığıyla retina okuması sonrasında alınan bir damla kanla 50’den fazla parametreye bakılabildiğinden birçok sağlık merkezinin artık işlevini yitireceği söylenmektedir.

Uydu haberleşme sistemleri aracılığıyla ve nanoteknoloji, byiokaptör, biyosensörlerle sağlık konsültasyonu, sağlık izlemi, koruyucu sağlık hizmeti en ücra yerlerde (kısal alandaki bir evde, gemide, uçakta) yapılabilmektedir.

Kısacası büyük ölçekli hizmet sunum merkezleri olan hastanelerde dört duvar arasında yürütülen birçok sağlık hizmetinin yerini, daha küçük ve yaygın merkezlerin yanı sıra hasta-hekim internet ağlarının, uzaktan yürütülen mobil ya da evde hizmet sunum modellerinin alacağı belirtiliyor. 

Bu süreç kamu-özel ortaklığı projesiyle büyük paralarla kurulmaya başlanılan 1500-3000 yatak sayılı dev boyutlardaki şehir hastanelerini 10 yıl sonra gereksiz bir yük haline getirebilecektir.

Harari’nin Uyarısı

“Sapiens” ve “Homo Deus” kitaplarının yazarı tarihçi / yazar Yuval Noah Harari, bu yılki Davos Zirvesi’nde yaptığı konuşmasında biyoloji ve verinin bugünkü bilişim kapasitesiyle bir araya geldiğinde yakın gelecekte doğurabileceği benzersiz tehlikelere dikkat çekti:

  • “Makine öğrenimi ve yapay zeka ile biyoloji ve beyin bilimi konusundaki gelişmeler insanı çözmemizi sağlıyor. 150 yıllık çalışmalarımızın sonucunda organizmaların aslında bir algoritmadan ibaret olduğunu öğrendik. Ve artık bu algoritmaların şifresini çözme yeteneğine kavuştuk.
  • Yaşamın neye dönüşeceğini veriyi yönetenler belirleyecek. Veriyi kontrol edenler sadece insanlığın değil, yaşamın geleceğini tanımlayacak. …Veri önemli çünkü bugün sadece bilgisayarlara değil, organizmalara müdahale edebiliyor, onları bir anlamda ‘hack’ ediyoruz. İnsanı “hack” etmek için güçlü sistemlere ve bol miktarda veriye ihtiyacımız var. Bedenin nasıl çalıştığına dair bilgilere sahip olmamız gerek. … Verinin kontrolü, bir elit grubun dijital diktatörlüklerden daha radikal yapılar ortaya çıkarmasına yol açabilir. Bu elitler insan bedenine hükmetme yeteneğiyle yaşamın geleceğine karar vermeye yönelebilir.
  • Bugün insanların çoğu veri denince ne satın aldığı, hangi linke tıkladığını düşünüyor ancak esas önemli olan biyolojik veriler. “Hack” edilecek tek şeyin bilgisayarlar olduğunu sanıyorlar ancak beden çok daha büyük bir hedef. Asıl hedef beyindir.
  • En büyük çelişkileri sağlık alanında yaşayacağız. Mahremiyet ile iyi hizmet arasında tercihler yapmamız gerekecek. Daha iyi bir teşhis ve tedavi için bedenimizde ve beynimizde olan bitene yönelik yetkiler vereceğiz. Sanıyorum sağlık kazanacak. İnsanlar daha iyi sağlık için mahremiyetlerinden vazgeçecek. Hatta bazı ülke ve durumlarda, bu mecburi olacak. Daha iyi şartlarda bir sigorta istiyorsanız bu verileri vermeniz gerekebilecek.”[x]

Bir Öneri

Yaşadığımız teknolojik devrimin tıp alanına getireceklerine ilişkin başka örnekler ve açıklamalar getirilebilir, getirilmelidir de. Kısa zaman diliminde karşı karşıya kalacağımız büyük değişimi, olumlu ve olumsuz her yönüyle ele almak, konuşmak ve tartışmak durumundayız.

Ortaya çıkmaya başlayan yeni tıp paradigmasında, geleneksel uzmanlık alanlarının ortadan kalkacağı bunların yerini yeni uzmanlıkların alacağı söyleniyor.

Toplumumuzun en aydın ve bilinçli kesimlerinden birisini oluşturan hekimler, hem meslektaşlarını, hem hastalarını, hem de toplumumuzu aydınlatmak ve bu değişime hazırlamak göreviyle karşı karşıyadır. Türk Tabipler Birliği’ nin (TTB) ve uzmanlık derneklerinin hekimlerin, hastaların hak ve yararını sağlamak yükümlülüğü ve tarihsel geleneğini de bunu gerektiriyor.

Bu görev, aynı zamanda son 10 yılda hekimler, başta da meslek örgütü TTB, giderek yıpranan/yıpratılan hekimlik mesleğini, aşınan/yıpranan toplumsal saygınlığını, insanın/toplumun sağlık çıkarını ve hastanın hakları temelinde de yeniden inşa etmesinin de olanaklar sunuyor. 

 

[1] Un robot chinois réussit le concours d'entrée en médecine et conseillera bientôt les généralistes, https://www.sciencesetavenir.fr/high-tech/robot/un-robot-chinois-reussit-le-concours-d-entree-en-medecine-et-conseillera-bientot-les-generalistes_118517, 2017

[2] Les médecins survivront-ils à la quatrième révolution industrielle?

http://www.sfmg.org/actualites/editorial/les_medecins_survivront-ils_a_la_quatrieme_revolution_industrielle.html, 2016

[3] Le robot chirurgien STAR opère des tissus mous pour la première fois de façon autonome https://humanoides.fr/le-robot-chirurgien-star-opere-des-tissus-mous-pour-la-premiere-fois-de-facon-autonome/

[4] Les robots investissent le milieu hospitalier: aide soignant, chirurgie, secouriste… 2018, http://www.geekmag.fr/les-robots-investissent-le-milieu-hospitalier-aide-soignant-chirurgie-secouriste/

[5] Vers la nanochirurgie génétique, 2013, http://www.rtflash.fr/vers-nanochirurgie-genetique/article

[6] Medikal Nanorobotlar, Murat Şen, 2013, http://www.bilim.org/medikal-nanorobotlar/

[7] Cholestérol : des "nano-drones" pour nettoyer les artères ?, 2015,

 https://www.sciencesetavenir.fr/sante/cholesterol-des-nano-drones-pour-nettoyer-les-arteres_19845

 3 Le CheckMe de Viatom mesure six signes vitaux en 20 secondes  https://www.infohightech.com/le-checkme-de-viatom-mesure-six-signes-vitaux-en-20-secondes/

2 Mesure des métabolites dans la sueur,

https://www.sciencesetavenir.fr/sante/e-sante/un-biocapteur-pour-evaluer-la-sueur-en-temps-reel_101581

[10] Une puce à ADN pour détecter des virus émergents, http://legosanstrique.blogspot.com.tr/2010/07/puces-adn-pasteur.html

[11] L’intelligence artificielle à l’aide des myologues. Le point de vue d’un non robot, Eytan Beckmann, Bruno Peyrou, Laure Gallay et Jean-Jacques,  Vignaux https://www.medecinesciences.org/en/articles/medsci/full_html/2017/09/medsci201733s1p39/medsci201733s1p39.html

[12] L’intelligence artificielle à l’aide des myologues. Le point de vue d’un non robot, Eytan Beckmann, Bruno Peyrou, Laure Gallay et Jean-Jacques,  Vignaux https://www.medecinesciences.org/en/articles/medsci/full_html/2017/09/medsci201733s1p39/medsci201733s1p39.html

[13] L’intelligence artificielle à l’aide des myologues. Le point de vue d’un non robot, Eytan Beckmann, Bruno Peyrou, Laure Gallay et Jean-Jacques,  Vignaux https://www.medecinesciences.org/en/articles/medsci/full_html/2017/09/medsci201733s1p39/medsci201733s1p39.html

[14] L’intelligence artificielle à l’aide des myologues. Le point de vue d’un non robot, Eytan Beckmann, Bruno Peyrou, Laure Gallay et Jean-Jacques,  Vignaux https://www.medecinesciences.org/en/articles/medsci/full_html/2017/09/medsci201733s1p39/medsci201733s1p39.html

[15] L’intelligence artificielle à l’aide des myologues. Le point de vue d’un non robot, Eytan Beckmann, Bruno Peyrou, Laure Gallay et Jean-Jacques,  Vignaux https://www.medecinesciences.org/en/articles/medsci/full_html/2017/09/medsci201733s1p39/medsci201733s1p39.html

[16] L’intelligence artificielle à l’aide des myologues. Le point de vue d’un non robot, Eytan Beckmann, Bruno Peyrou, Laure Gallay et Jean-Jacques,  Vignaux https://www.medecinesciences.org/en/articles/medsci/full_html/2017/09/medsci201733s1p39/medsci201733s1p39.html

[17] Genetik Uygulamalar Kişiselleşmiş Tip Çağının İlk Adımı, www.genlife.com.tr

[18] http://www.innovatech.be/le-futur-de-la-medecine-personnalisee-preventive-participative-predictive/

[19] ORGANISATION DES SOINS, http://www.carnetsdesante.fr/+La-medecine-des-4P-prediction+

[20] 5G technology internet dans la secteur sante, Octobre 2017,http://healthcare.orange.com/fr/Live/Dossiers/2015/dossier-du-mois-5G-la-revolution-du-debit-au-service-de-l-e-sante

[21] Yuval Noah Harari: “Teknolojik elitlerin yeni hedefi beynimiz”, 30/01/2018,  https://www.dunyahalleri.com/yuval-noah-harari-teknolojik-elitlerin-yeni-hedefi-beynimiz/